Blog Listem

  • - *ERSAĞ * *ÜYE OL PARA KAZAN* *HELAL ÜRÜN KULLANMAK NASİP İŞİDİR.* *ERSAĞ ÜYELİK FORMU* *ERSAĞ HELAL SERTİFİKASI* *ÜRÜNLERİMİZ BİTKİSEL VE HELAL DIR* http://...

2.AY

HAMİLELİKTE İKİNCİ AY




HAMİLELİKTE 2. AY
Favorilerin2 AYLIK GEBELİK (İKİ AYLIK HAMİLELİK)
GEBELİĞİN İKİN Cİ AYI
(4.-8. HAFTALAR ARASI DÖNEM)

BEBEĞİNİZİN 5-8. HAFTALARDA GELİŞİMİ:
Bebeğiniz büyümekte ve değişmektedir. Gebeliğinizin 5-8. haftalarında, bebeğinizin hücreleri faklılaşmakta ve özel fonksiyonlar üstlenmeye başlamaktadır. Hücrelerin bu özelleşme süreci diferansiasyon (=farklılaşma) olarak adlandırılmaktadır. Farklılaşma, bir insanı oluşturan farklı türdeki hücrelerin oluşumu için önemlidir. Farklılaşmanın bir sonucu olarak, bebeğinizin dış görünümünün ana hatları da şekillenmeye başlamıştır.

5 HAFTALIK HAMİLELİK:
 Bu haftaya kadar bir hücre yığınından oluşan bebeğiniz artık embriyo olarak adlandırılır. 5. haftadan itibaren ana hatlarıyla vücut yapısı oluşmaya başlar.
Embriyo üç tabakaya ayrılır. Tüm dokular ve organlar bu tabakalardan gelişir. En üst tabakada bir oluk oluşur ve bu oluk daha sonra bebeğinizin beyin, omurilik, omurilik sinirleri ve omurgasının gelişeceği nöral tüpü oluşturmak üzere kapanır.

Kalp ve dolaşım sistemi embriyonun orta tabakasından şekillenir. Embriyonun merkezindeki kabartıdan kalp gelişir. 5. haftanın sonunda hem embriyoda hem de plasentada(eş) erken kan elemanları ve kan damarları oluşur.
Bebeğinizin ilk kalp atımları döllenmeden 21-22 gün sonra başlar. Ancak ne sizin ne de doktorunuzun bu kalp atımlarını duyması mümkün değildir. Yalnızca ultrasonla kalp atım hareketleri izlenebilir. Bu değişikliklerle, dolaşım başlar. Dolaşım sistemi ilk fonksiyon gören organ sistemidir.
İç tabakadan akciğerler, barsaklar, ve idrar torbası (mesane) gelişir. 5. haftada iç tabakadan yalnızca bu yapılar gelişir. Diğer organlar bu yapıların gelişiminden sonra şekillenecektir.
Döllenmenin hemen sonrasında bebeğiniz tek hücreli bir zigottur ve mikroskopik boyuttadır. Gebeliğinizin 5 haftasında (döllenmeden 3 hafta sonra) bebeğiniz bir kalem ucu büyüklüğündedir(yaklaşık 1.5 mm)

6 HAFTALIK HAMİLELİK:

6. haftada gelişme hızla devam eder. Bebeğinizin boyutları yaklaşık üç kat artar. Temel yüz yapılarını göstermeye başlar. Daha sonra gözlere dönüşecek olan optik kesecikler oluşmaya başlar. Aynı zamanda iç kulağın öncüleri olan yapılar da oluşur. Yüzün üst ve yan tarafındaki dokuların oluşturduğu açıklıktan dudaklar oluşacaktır. Dudak açıklığının altındaki katlantılardan bebeğinizin boynu ve alt çenesi gelişecektir.
6. haftada bebeğinizin sırt bölümünde yerleşen nöral tüp tamamen kapanır. Beyin hızla büyür ve yeni oluşan başı doldurur. Aynı zamanda beynin özel bölümleri de gelişir ve bazı özel sinir yapıları görünür hale gelir (kranial sinirler).
Bebeğin orta hattında 40 küçük doku bloğu gelişir ki bunlar bebeğinizin bağ doku, omurlar ve kaslarını oluşturur. Artık bebeğinizin kol ve bacaklarındaki küçük kemikler görülebilmektedir.
Gebeliğinizin 6. haftasında(döllenmeden 4 hafta sonra) bebeğiniz yaklaşık 3 mm dir.

7 HAFTALIK HAMİLELİK
: Bu haftada bebeğinizle plasenta (eş) arasındaki hayat bağı olan göbek kordonu bebeğin tutunduğu rahim bölgesinde açıkça görülebilir. Göbek kordonu iki atardamar ve geniş bir toplardamar içerir. Besinlerden ve oksijenden zengin kan plasentadan bebeğinize tek olan toplardamar ile geçer ve atardamarlarla plasentaya geri döner. Tek bir kan hücresi için bu dolaşım yaklaşık 30 saniye sürer.
Ek olarak bebeğinizin beyni daha karmaşık bir hal alır. Beyin omurilik sıvısının dolaşımı için beyin boşluklarının ve yollarının oluşumu önemlidir. Bu dönemde gelişmekte olan kafatası şeffaftır ve büyüteç ile bakıldığında beynin düzgün yüzeyi görülebilir.
Bu haftada bebeğinizin yüzü daha çok ayırntı içerir. Ağız açıklığı, küçük burun delikleri, kulak yapıları ve göz rengi artık görülebilmektedir. Gözün lens yapısı oluşur. İç kulak orta ve dış kulakla birleşerek dış dünyaya açılır.
Bu haftada bebeğinizin kol, bacak, el ve ayakları şekillenirken el ve ayak parmakları yaklaşık bir hafta sonra oluşacaktır. Kol tomurcuğu, el ve ön kol bölümlerine ayrılır. Bu haliyle kol küçük bir pençeye benzer.
Gebeliğinizin 7 haftasında bebeğiniz yaklaşık 8.5 mm dir.

8 HAFTALIK HAMİLELİK:

Bebeğinizin el ve ayak parmakları, birbirlerine yapışık olsalar da, şekillenmeye başlarlar. Kol ve bacaklar daha uzun ve tanınabilir görünümdedir. Pençe şeklindeki el ve ayaklar belirginleşir. Dizler, dirsekler ve bilekler açıkça görülebilir. Hatta diz ve dirseklerini bükebilir.
Bu haftada göz kapakları da oluşmaya başlar. Göz kapakları oluşuncaya kadar bebeğinizin gözleri açıktır. Ek olarak, bu haftada üst dudak, burun ve kulaklar belirginleşir.
Sindirim kanalı, özellikle barsaklar, gelişimini sürdürür. Kalp fonksiyonları ve dolaşım artık tam gelişim göstermektedir. Bu dönemde bebeğinizin kalbi dakikada 150 kez atar(bir yetişkinin yaklaşık iki katı).
Gebeliğin 8. haftasında bebeğiniz yaklaşık 12.5 mm dir.
BU ERKEN HAFTALARDAKİ TEHDİTLER
Gelişmekte olan bebeğiniz döllenmeden sonraki 3-8 haftalarda dış etkenlere karşı oldukça hassastır. Bu dönem gebeliğinizin 5-10. haftalarına denk gelir. Tüm organlar bu dönemde oluşmaktadır ve embriyoda olaşan bir hasar spina bifida gibi ciddi doğum defektlerine yol açabilir.
Bu dönemde bebeğinize şunlar zarar verebilir:
TERATOJENLER:
Gelişmekte olan bebekte fiziksel zararlara neden olabilen maddelerdir. Alkol, belirli ilaçlar, uyuşturucu ilaçlar gibi. Bunlardan uzak durulmalıdır.
ENFEKSİYONLAR
: Erken gebelikte virüsler ve bakteriler bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Kendinizi hasta hissetmeseniz de geçirmekte olduğunuz bazı enfeksiyonlar bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Kızamık, kızamıkçık, sitomegalovirüs, toksoplazma bu hastalıklardan bazılarıdır. Bu hastalıkları geçirmiş olmak doğal bağışıklık kazanmanızı sağlar.
RADYASYON: 
Yüksek doz iyonize radyasyon (kanser tedavisinde kullanılır) bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Ancak tanısal amaçlı kullanılan düşük doz radyasyon(X ışınları) ciddi tehlike oluşturmaz. Yine de gerekli olmadıkça X ışınlarına maruz kalmamak en iyisidir. Gebeliğinizi öğrenmeden hemen önce X ışınlarına maruz kaldıysanız panik yapmayın. Doktorunuza danışın.
YETERSİZ BESLENME
: İleri derecede yetersiz beslenme bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Bu durumda hücre gelişimi beklenen düzeyde olmayacaktır. Buna rağmen erken dönemlerde embriyo, bulantı ve kusma nedeniyle az kalori alımından etkilenmemektedir.
Günlük 400 mikrogram folik asit alımı spina bifida ve diğer nöral tüp defektleri riskini azaltır.
5-8. HAFTALARDA ANNEDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER
Gebeliğin ikinci ayı vücudunuzda bazı değişiklikleri de beraberinde getirir. Bulantı, kusma, mide yanması, halsizlik, uykusuzluk, sık idrara çıkma gibi yakınmalar bu ayda sık görülür. Bulantı-kusma gebeliklerin %70’ini etkiler. Bu rahatsızlık verici problem tipik olarak 5-8. haftalarda başlar ve 14. haftaya kadar devam edebilir. Bu yakınmalar aynı zamanda normal bir gebeliğin işaretidir. Çalışmalar bu yakınmaları olan gebelerin daha az düşükle karşılaştığını göstermektedir. Bu yakınmaların vücutta artan hormon düzeyleri ile ilgili olduğu bilinmektedir.
Vücudunuz, bebeğinize kan ve oksijen taşımak için daha fazla kan üretir. Aynı zamanda kan damarları genişler ve kalp daha hızlı ve kuvvetli çalışır. Bu değişim halsizlik, yorgunluk ve baş ağrısına yol açabilir.
Artan östrojen ve progesteronla göğüsler büyür ve süt üreten bezler genişler. Göğüs uçları genişler, rengi koyulaşır. Sonuçta göğüslerde gerginlik, hassasiyet, dolgunluk hissedilebilir.
İlk gebeliğiniz ise bu haftalarda rahim bir armut büyüklüğündedir. Zamanla rahim bebeği taşımak üzere büyüyecek, normal hacminin yaklaşık 100 katına ulaşacaktır. Büyüyen uterus idrar torbasına baskı yapar ve bu da sık idrara çıkmanıza sebep olabilir.
Gebelik süresince rahim ağzı gittikçe yumuşar. Bu, rahim ağzını doğumda meydana gelecek olan incelme ve açılma için hazırlar.

İlk 12 hafta boyunca vajinal kanama ile karşılaşabilirsiniz. İstatistikler tüm gebeliklerin %40’ında vajinal kanama olduğunu göstermektedir. Yine istatistiklere göre vajinal kanaması olan gebelerin yarısından daha azında düşük görülmektedir.

İlk iki ayda, gebeliğinizi öğrendiğiniz anda, gebe olduğunuzu bilmeden geçirdiğiniz iki ay boyunca kullandığınız ilaçlarla, beslenmenizle ve maruz kaldığınız diğer faktörlerle bebeğinize zarar verdiğiniz düşüncesiyle korku ve endişeye kapılabilirsiniz. Aynı zamanda iyi bir anne olup olamayacağınız ve doğum ağrılarına dayanıp dayanamayacağınıza dair şüpheleriniz olabilir. Tüm bu endişelerinizi doktorunuzla paylaşınız.

HORMONLAR: Hormonlar, gebelikle ilgili pek çok düzenlemeyi yapan kimyasal habercilerdir. Progesteron hormonu ilk önce yumurtalıklarda daha sonra plasentada üretilir. Progesteron rahim kasımalarını önler. Aynı zamanda bebeğin gelişmesini sağlayacak olan rahim duvarındaki damarları olgunlaştırır.Yumurtalıklar ve plasenta östrojen de üretir. Östrojen rahim, rahim ağzı, vajina ve meme gelişiminde rol oynar.

GEBELİKTE DOKTORA İLK BAŞVURU
İlk başvuruda tıbbi geçmişinize yönelik bazı sorular sorulacaktır. Bunlar:
-Daha önceki gebeliklerle ilgili bilgiler
-Adet düzeni
-Son adetin ilk günü (gebelik yaşı son adetin ilk günü ile hesaplanmaktadır.)
-Kullandığınız korunma yöntemi
-Kullandığınız ilaçlar
-Hastalıklar(şeker, yüksek tansiyon, guatr, astım, alerji vb.)
-Geçirilmiş ameliyatlar
-İş çevreniz ve hayat tarzı (diyet, sigara, alkol vb.)
-Ailelerde doğumsal anomali öyküsü

Ayrıca bazı laboratuar testleri yapılacaktır: Tam kan sayımı, kan grubu, rh (kan uyuşmazlığı), tam idrar tahlili, hepatit B, , AIDS, karaciğer, böbrek, tiroid (guatr) ve toxoplazma, rubella testleri

Kontroller doğuma kadar ayda bir kez yapılmaktadır.

Aşağıda belirtilen durumlarda doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz:
- Lekelenme şeklinde vajinal kanama
- Parça düşürme
- Karında çekilme , kasılma, kramp
- Şiddetli baş ağrısı
- Şiddetli kasık ağrısı
- Şiddetli bulantı, kusma
- Yüksek ateş
- İdrar yaparken yanma
- İdrara çıkamama
- Şiddetli kabızlık
e Ekle | Açılış Sayfan Yap | Site Ekle
Hamilelikte Hormonların Etkisiyle Başa Çıkabilirsiniz
Bir an sakin ve mutlusunuz, saniyeler sonra ise karamsar ve parlayan bir şeytan haline dönüşüveriyorsunuz. Tüm bunları yaşamanıza neden olan hormonlarınız, aynı zamanda sağlıklı bir hamileliğin işareti. Hamileliğinizde hem fiziğinizi hem de duygularınızı etkileyen hormonlar ve ne işe yaradıklarıyla ilgili bilgiler sayesinde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
Hamileliğin oluşumundan birkaç gün sonra hormon seviyelerinizle birlikte siz de değişmeye başlarsınız. Öncelikle fiziksel değişiklikler kendini gösterir; göğüslerdeki gerginlik ve mide bulantıları gibi... Bunlardan sonra da ruh halinizde dalgalanmalar başlar. Hamilelik döneminde yaşanan hormon değişiklikleri inanılmayacak kadar büyük boyuttadır ve tüm bedeninizle birlikte ruh halinizi de etkilerler. Ağlama krizleriniz, sinirli çıkışmalarınız bir tek hormona bağlanamaz, büyük bir olasılıkla pek çok hormon sizi farklı yönlerde etkilediği için bu dalgalanmaları yaşıyorsunuz.
Bazı kadınlarda ise hamilelik hormonları sükunete ve büyük bir cinsel iştaha yol açabilir. Sonuçta hamilelik hormonlarının ve belirtilerinin tamamı, bebeğinizin sağlıklı geliştiğinin önemli bir göstergesidir. Eğer hazırlıklı olursanız sıkıntılarınıza da daha kolay katlanırsınız. Hamilelik boyunca yaşadığınız sıkıntılara hangi hormonların neden olduğunu ve bu hormonların ne işe yaradıklarını öğrenmek istiyorsanız yazımızı mutlaka okuyun
Mide bulantısı hissedebilirsiniz
Nedeni: Human chorionic gonadotrophin (HCG) hormonu. Bu hormon, hamileliğin ilk dönemlerinde hayati önem taşır. Yeni döllenmiş yumurtayı çevreleyen ve daha sonra plasentaya dönüşecek olan hücreler tarafından salgılanırlar. İlk 3 aydan sonra HCG hormonu salgılanması azalmasıyla mide bulantıları da azalır. Bu yüzden hamilelik bulantılarının yüzde 90'ının HCG'den kaynaklandığı fikri kabul görür. Diğer hormonların da bulantı etkisi olabilir, bu yüzden kimi anne adayları 9 ay boyunca bulantı çekerler.
Tıbbi açıklama: Yumurtlama döneminde, yumurtayı sarmalayan doku, "corpus luteum"u oluşturur. Corpus luteum, yumurtlamadan regl görmeye kadar geçen dönemde progesteron ve östrojen salgılar. Eğer yumurta döllenmezse, corpus luteum ortadan kalkar ve siz de regl görürsünüz. Ama eğer hamilelik oluşursa, yani yumurta döllenirse HCG hormonu salgılanmaya başlar ve corpus luteum'a hormon salgılamaya devam etmesini haber verir. Bu sayede regl görmezsiniz ve hamilelik devam eder. HCG hormonu, sadece hamilelikte salgılanır, bu yüzden hamileliğin kesin olarak saptanmasını da HCG sağlar. Regliniz sadece 1 hafta gecikse bile en basit test, HCG hormonu seviyesinin yüksekliği ile hamileliğinizi onaylayabilir, önümüzdeki 2 ay boyunca HCG, giderek artan oranlarda salgılanır, hamileliğin 13. haftasından itibaren de yavaş yavaş azalır. Çünkü bu dönemden sonra hormon üretimini, yeni oluşan plasenta, yerine getirmeye başlar.
Neden iyidir?: HCG, hamileliğinizin ilk 3 ayında, hamileliğin sürebilmesi için gereklidir.

Neden sıkıntı yaratır?: Çünkü mide bulantısına neden olur.
Çok canlı ve neşeli hissedebilirsiniz (Her açıdan!)
Ancak aynı zamanda bel ağrısı da duyabilirsiniz. Bu durum, libido yüksekliğini az da olsa gölgeleyebilir.
Nedeni: Östrojen hormonu, östrojen, vücudunuzu bebek taşımak ve emzirmek için gerekli olgunluğa getirir. Yeterli östrojen salgılanmadığı durumlarda hamileliğiniz sona erer.
Tıbbi açıklama: İlk 3 ay boyunca östrojen salgısının büyük kısmını corpus luteum gerçekleştirir. Bundan sonraki dönemde ise plasenta, östrojen salgılar. İlk 3 ay boyunca östrojen salgısı, yumurtlamadan regl dönemine kadar olandan biraz daha fazladır. Ancak 3 aydan sonra östrojen, çok fazla salgılanmaya başlar. Normal değerin 30-50 katına kadar yükselir. Rahimdeki kaslar ile göğüslerdeki süt kanallarının büyümesine ve rahme yeterli kan gitmesine yardımcı olur. Bunun yanında eklemlerinizi de yumuşatır, özellikle de pelvisi doğuma hazırlamak için daha gevşek hale getirir. Hatta hamileliğin son günlerindeki yüksek östrojen ve buna eklenen progesteron seviyesindeki düşüşün, doğumu başlattığı düşünülür. Östrojen, cilde rengini veren pigment maddesinin de artmasına yol açar. Bu yüzden hamilelikte göğüs uçlarınızın rengi koyulaşır ve yüzünüz çillenir. Östrojenin etkisi ile cinsel açıdan da daha aktif olmayı arzulayabilirsiniz.
Neden iyidir?: Östrojen bir steroiddir (hormon). Bu yüzden normal zamanda sentetik olarak üretilen steroidlerle tedavi yoluna gidilen astım, egzama ve artirit gibi rahatsızlıklar, anne adayına hamilelik sırasında daha az rahatsızlık verir. Rahim ve göğüslerinizin büyümesini sağlar ve doğumun başlamasında da payı olduğu düşünülür.
Neden sıkıntı yaratır?: Eklemlerde gevşemeye yol açtığı için, özellikle akşam saatlerinde sırt ağrısı çekebilirsiniz.
Ayak bilekleriniz şiş olabilir, kabızlık çekebilirsiniz, kendinizi perişan ve bakımsız hissedebilirsiniz.
Nedeni: Progesteron hormonu. Yumurtlamadan hemen sonra progesteron seviyesi çok yükselir. Asıl görevi, döllenen yumurtayı barındıracak olan rahim içi dokusunun yerinde durmasını sağlamaktır.
Tıbbi açıklama: Aynı zamanda hamileliğinizin son ana kadar devam etmesini sağlayan hormondur. İlk 12 hafta boyunca corpus luteum, daha sonra plasenta tarafından salgılanır. Vücudunuzdaki kasları rahatlatır, özellikle de rahim kaslarınızın gereksiz yere kasılarak hamileliği vaktinden önce sonlandırmasını engeller. Sindirim sistemindeki kasların da yavaşlaması ile kabızlık ortaya çıkabilir. Aynı zamanda böbreklerinizin de büyümesine yol açtığı için, özellikle geceleri daha fazla idrara çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Dolaşımınız da yavaşladığından bacaklarınızda ve hatta vajinanızda varisler oluşabilir. Aynı zamanda tansiyonunuz düştüğü için, uzanmak ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Neden iyidir?: Rahminizin gereksiz kasılmalarını önler ve vücudunuzun genel olarak sakinleşmesini sağlar.
Neden sıkıntı yaratır?: Özellikle ayak bilekleriniz akşam saatlerinde çok şişer ve geceleri uykunuz, tuvalet ihtiyacı yüzünden sık sık bölünür.
Özellikle yürürken bacaklarınızı at tepmiş gibi hissedebilirsiniz!
Nedeni: Relaxin hormonu. Aslında bu hormon, bütün vücuttaki eklem sıkıntılarının sorumlusu olarak görülür ve haksız yere suçlanır. Çünkü eklemlerdeki gevşemeyi yaratan asıl hormon kesinlikle östrojendir. Relaxin ise serviks etrafında salgılanır ve etkisi sadece o bölgede hissedilir, özellikle de hamileliğin ilk dönemlerinde daha çok salgılanır.
Tıbbi açıklama: Hamileliğin başlangıcında relaxin, yeni kan damarlarının oluşumuna yardımcı olur. Böylece yeni döllenen yumurta için en uygun ortamın oluşmasını sağlar. Hamilelik geliştikçe serviksin (dölyatağı boynu) ön tarafında bulunan ve normalde sabit olan symphysis pubis (Kalça kemiklerinin önde çatı kemiği bölgesinde birleştiği çatı eklemi) adlı eklemin gevşemesini sağlar. Bu sayede bebeğiniz pelvisten daha kolay çıkarak dünyaya gelir. Symphysis pubis ekleminiz gevşedikçe, pubik (Karnın ön bölümünde, kalça kemiğinin alt kenarı ile dış cinsel organların üst kenarı arasında kalan kıllarla kaplı bölge) kemiğinizde keskin sancılar duyabilirsiniz. Eğer ağrılara dayanamıyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.
Neden iyidir?: Bebeğin normal yolla doğumunu kolaylaştırır.
Neden sıkıntı yaratır?: Pubik bölgesinde ağrı hissine neden olur. Bu nedenle yüksek topuklu ayakkabılarınız üzerinde, gece boyunca dans etme arzunuzu ertelemeniz gerekir. Bir de zorlu sporlar yapmaktan kaçınmalısınız.

Doğum başladı hissine kapılabilirsiniz
Nedeni: Oxytocin hormonu. Saatlerce süren doğum sancılarına katlanmanıza yardım eder.
Tıbbi açıklama: Oxytocin, hamilelik boyunca beyinde bulunan hipofiz bezi tarafından salgılanır. Ancak progesteronun rahatlatıcı etkisi sayesinde oxytocin, vaktinden önce rahmin kasılmasına yol açmaz. Özellikle doğuma yaklaşan dönemde rahim hücreleri oxytocine karşı çok hassas bir hal alırlar. Ancak doğumun başlaması ile oxytocin seviyesi zirveye tırmanır ve doğum sancıları ortaya çıkar.
Neden iyidir?: Doğumun gerçekleşmesini sağlayan hormondur. Doğumdan sonra emzirirken salgılanan oxytocin, göğüslerinizden süt gelmesine yardımcı olur. Bebeğinizin her meme emişinde oxytocin salgılanır ve süt üreten hücrelerin etrafındaki kaslar kasılarak, süt, meme başından dışarı çıkar.
Neden sıkıntı yaratır?: Doğum sancıları çok acı verici olabilir. Ancak aylardır beklediğiniz bebeğinize kavuşacağınızı düşünürseniz, az da olsa rahatlarsınız.

Yorgun ve seksilikten çok uzak hissedebilirsiniz
Nedeni: Prolaktin hormonu. Emzirme hormonu olarak da adlandırabiliriz. Prolaktin de hamilelik boyunca hipofiz bezi tarafından giderek artan oranda salgılanır. Ancak yüksek seviye-erdeki östrojen salgısı, göğüslerinizin doğumdan önce süt salgılamasını önler.
Tıbbi açıklama: Doğumla birlikte östrojen seviyesi düşünce, prolaktin de göğüslere etki etmekte serbest kalır. Böylece süt, salgılanmaya başlar. Sütün tam anlamıyla gelmesi için doğumdan itibaren 2-3 gün geçmesi gerekebilir.
Neden iyidir?: Emzirdiğiniz sürece prolaktin seviyeniz yüksek kalır. Emzirdikçe de prolaktin artar. Emzirmeye ara verirseniz sütünüz azalır. Bu yüzden bebeğiniz acıktıkça onu emzirin ki bebek büyüdükçe ona yetecek kadar sütünüz olmaya devam etsin.
Neden sıkıntı yaratır?: Prolaktin, cinsel arzularınızı söndürür. Ancak aynı zamanda doğumun yorgunluğu ve uykusuzluk da cinsellikten uzaklaşmanıza sebep olduğu için, hangisinin daha suçlu olduğunu bilmek zordur.
Kaynak: Bebeğim Dergis